17 Mart 2016 Perşembe

Hatalı olduğum tek nokta her şeyi fazla ciddiye almaktı. Şimdi ise hiçbir şeyi ciddiye almıyorum, kendi hayatım dahil. En azından bundan sonra hayal kırıklığına uğramayacağım.

12 Mart 2016 Cumartesi

üç seçenek

Her gün üç seçenek arasında karar vermeye çalışarak uyanıyorum.
Birincisi şu anki boktan hayatımı devam ettirmek. Diğer insanların beni görmelerini istediğim gibi giyinmek, iyi görünmeye çalışmak, başarılı olmam gerektiğini bilmek. Bu seçenek muhtemelen en yıpratıcı olanı. Çünkü kendini değiştirmen bir yere kadar mümkün. Daha iyisini yapamadığında ve insanların standartları haddinden fazla yüksek olduğunda depresyona giriyorsun. Sağlıksız.

İkincisi, günün birinde her şeyi geride bırakıp, minicik bir köyde yaşamaya başlamak. Tanıdık birkaç yüz, gerisi hiçlik. Tek derdin karnını doyurmak ve barınmak. Huzurlu, yapayalnız, tekdüze bir hayat sürüyorsun ama en azından risk yok, yeterince iyi olamamanın verdiği depresyon yok, hayal kırıklığı ancak «bugün yağmur yağmadı» türevi şeyler yüzünden oluyor. Güzel seçenek. Sağlıklı.

Üçüncüsü, hayata son vermek. Bunu ertelemeye çalışıyorum. Bunu devamlı düşünmenin mental hastalık belirtisi olduğunu biliyorum. Kimsenin yardımını istemiyorum yine de. Kendi yöntemimle çözeceğim.

Üç seçeneğim var. Birincisi «başka biri olsaydım çok mutlu olabilirdim, şu şöyle bu böyle olabilirdi» gibi düşüncelerim yüzünden hayattan nefret etmeme sebep olan seçenek. İkincisi «Birinci seçenekteki gibi yaşasam yaşayabileceğim güzelliklerin hepsini kaçırdım» pişmanlığına sebep olacak seçenek. Üçüncüsü iki hiçlik arasındaki o minicik deneyimden defolup gittiğim seçenek. İnsanları çözdükçe nefretim büyüyor. İnsanları çözdükçe hayattan soğuyorum.

Her gün birinci seçenek galip geliyor. My mad fat diary›de Kester Rae›e «hiçbir yeri sevmiyorsun çünkü kendini sevmiyorsun» diyordu. Benimki de buna benziyor. Mekan değiştirirsem her şey düzelecek sanıyorum ama yine depresyona giriyorum çünkü kendime katlanamıyorum. İnsanın kendine katlanamaması kadar iğrenç bir şey yok.

Öyleyse oyundan çıkmak neden bu kadar zor? Lanet olası hayatta kalma içgüdüsü yüzünden bu kadar zor. İnancı yaratan da sen değil misin, insanları birbirleriyle üremek için komik duruma düşüren de sen değil misin? Yaşamak çok matah bir şeymiş gibi. Fuck you fucking instinct.